YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3795
KARAR NO : 2020/9086
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2011 tarihli ve 2010/321 Esas, 2011/548 Karar sayılı kararını müteakip, sanığın 05.08.2015 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan cezalandırılması nedeniyle yapılan ihbar üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ve 2018/82 Esas, 2018/793 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 06.02.2020 tarih ve 2019/19343 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2020 tarih ve 2020/19401 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanığın kasten yaralama suçu ile birlikte nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan da ceza alması nedeniyle bu suç yönünden istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 15.04.2019 tarihli ve 2019/370 Esas, 2019/930 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı ve bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı nazara alındığında, sanığın yokluğunda verilen 11.10.2011 tarihli kararın kovuşturma sırasında bildirdiği “… .. Sokak .. Apartmanı Kat:… No:.. …” adresi yerine “… Mahallesi… Sokak No:.. …” adresine tebliğe çıkarıldığı ancak sanığın adresten taşındığından bahisle gönderilen tebligatın iade edildiği, bu defa “… Mahallesi…Sokak No:.. …” adresinin sanığın mernis adresi olduğu belirtilerek takrar tebligat çıkarıldığı ancak bu kez de sanığın taşındığından bahisle söz konusu tebligatın tekrar iade edildiği ve nihayetinde sanığın kovuşturma sırasında bildirdiği bilinen son adresi “.. Sokak … Apartmanı Kat:… No:.. …” adresine de usulüne uygun tebligat yapılmazsızın iade edilen geçersiz tebligat esas alınmak suretiyle kesinleşme işleminin yapıldığı anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2011 tarihli ve 2010/321 Esas, 2011/548 sayılı kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediğinden denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanması ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkındaki basit yaralama suçundan Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ve 2018/82 Esas, 2018/793 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.