Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4199 E. 2020/8843 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4199
KARAR NO : 2020/8843
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit, görevli memura hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında görevli memura hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Kasıtlı suçlardan verilen hapis cezalarının kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müşteki …’a yönelik kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında müşteki …’a yönelik 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-c,son ve 29. maddeleri uyarınca hafif (1) derecede kemik kırığı ve yüzde sabit iz oluşacak nitelikte kasten yaralama, TCK’nin 125/1,4 ve 129. maddeleri uyarınca hakaret ve TCK’nin 106/1-1 ve 29. maddeleri uyarınca tehdit suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuş olup, suç tarihinde uzlaşma kapsamında bulunmayan TCK’nin 106/1-1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca; aynı mağdura yönelik olarak işlenilen uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsamına girmeyen bir başka suçla işlenmiş olması nedeniyle uzlaştırma mümkün olmadığından, müşteki …’a yönelik TCK’nin 86/1 ve 87/1-c,son maddesi kapsamındaki nitelikli kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle, müşteki Serkan’a yönelik hakaret ve tehdit suçları yönünden de uzlaştırma işlemi uygulanması mümkün bulunmadığından, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında müşteki …’a yönelik kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinde; müştekinin … olan soyadının … olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden ve yine kasıtlı suçlardan verilen hapis cezalarının kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında müşteki…’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünde; müştekiyi yüzünde sabit iz oluşacak nitelikte yaralaması nedeniyle uygulanan kanun maddesinin TCK’nin 87/1-c maddesi yerine 87/1-d olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden ve yine sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasının TCK’nin 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırılması ile “2 yıl 12 ay hapis cezası”na çıkartılması, ardından TCK’nin 87/1-son fıkrası uygulanarak “3 yıl hapis cezası”na karar verilmesi gerekirken, doğrudan 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme aykırı ONANMASINA, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.