Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4333 E. 2020/11659 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4333
KARAR NO : 2020/11659
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, suça sürüklenen çocuk müdafii

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluş, iddia ve dosya kapsamına göre, sanıklar Nesim, Mehmet Sani ve suça sürüklenen çocuk …’ın, fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde hareketle her iki katılanı da darp ettikleri gözetilerek, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … haklarında, katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan herhangi bir davanın açılmadığı anlaşılmış ise de adı geçenler yönünden bu konuda zamanaşımı süresince her zaman soruşturma yürütülerek kamu davasının açılması mümkün görülmüştür.
1)Sanık … hakkında katılan …’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında katılan …’a karşı “Kasten Yaralama”, “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmiş olması, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3)Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olduğu anlaşılmakla, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince, TCK’nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında katılan …’e karşı “Kasten Yaralama”suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Katılan … hakkında…Devlet Hastanesince tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 21/10/2014 tarihli raporda, “Sol kulağında kulağın alt kısmında kafayla birleştiği yerde 1×1 cm.’lik kesi, burun üst kısmında kaş hizasında 1×1 cm.’lik kesi, sağ burun deliği üstünde 1×1 cm.’lik kesi” bulunduğunun belirtilmesi karşısında, bahse konu kesilerin katılanın yüz bölgesi dahilinde olduğu nazara alınarak; katılanın, tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunu da içerir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 24/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.