YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4351
KARAR NO : 2020/13015
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın, müşteki …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanığın, müştekiler … ve …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Müşteki Mehtap’a ait Karaman Devlet Hastanesince düzenlenen 05.12.2013 tarihli raporda, “sol ulna kırığı + radius başı çıkığı” mevcut olduğunun belirtildiği ancak, kemik kırık ve çıkığının derecesinin rakamsal olarak belirtilmediği anlaşılmakla, müştekiye ait film, grafi ve tüm tedavi evrakları tedavi gördüğü kurumlardan getirtilip en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek kemik kırık/çıkığının yaşam fonksiyonlarını kaçıncı derecede etkileyeceği hususunda rapor aldırılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması,
b) Müşteki … hakkında, Karaman Devlet Hastanesince düzenlenen 27.11.2013 tarihli raporda, “alt çene ön bölgede 1×1 cm kesi mevcut, basit tıbbi müdahale ile düzelir” şeklinde görüş bildirildiği ancak yüz bölgesinde bulunan yaralanmaya ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği ve bu hususta başkaca rapor alınmadığı ancak belirtilen yaralanmanın niteliği gözetildiğinde, yaralamanın yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı hususlarında olay tarihinden en erken altı ay sonra, müştekinin tüm film, grafi ve tedavi evrakları, kesin ve geçici raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden veya Üniversite Hastanesi Plastik Cerrah ya da Adli Tıp Uzmanı ünvanlı yetkili doktordan rapor aldırılarak, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği halde, yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.