YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5131
KARAR NO : 2020/8579
KARAR TARİHİ : 06.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında …, …, … ve …’a yönelik silahla basit kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlere ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararların temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, suça sürüklenen çocuğun ve müdafiinin, sanık …’ın temyiz istemlerinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3) Suça sürüklenen çocuk … hakkında katılanlar … ve …’ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 66/3. maddesindeki “Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.” ve yine aynı maddenin 4. fıkrasındaki “Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur.” şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen katılan …’e yönelik 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, son maddelerinde, katılan …’ya yönelik TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, son maddelerinde düzenlenen kasten yaralama suçları bakımından öngörülen olağanüstü zamanaşımı süresinin, TCK’nin 66/1-d, 66/2, 67/4. maddeleri gereğince “7 yıl 12 ay” değil “15 yıl” olduğu ve inceleme tarihi itibarıyla henüz olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk …’ın, katılan …’yı hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 87/3 ve 87/1-d maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre suça sürüklenen çocuğun ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 06.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.