Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5361 E. 2020/9024 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5361
KARAR NO : 2020/9024
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olduğu, itiraz mercii tarafından yapılan inceleme sonucunda itirazın reddi üzerine kesinleştikleri anlaşılmakla, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2)Sanık … hakkında mağdurlar …,… ve …’a karşı silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar … ve…’ye karşı ve yine sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında mağdur …’ye karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri gereğince belirlenen “3 yıl 7 ay 6 gün” hapis cezası üzerinden TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim uygulandığında sonuç cezanın “3 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma görüşüne bu yönüyle iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanıkların mağdur …’ye karşı kasten yaralama suçu yönünden; mağdur hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.06.2012 tarihli adli raporda, mağdurun yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olup olmadığının tespiti için muayeneye gönderilmesi gerektiği belirtildiği halde, bu hususta rapor aldırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
b)Sanıkların mağdurlara karşı kasten yaralama suçları yönünden; oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, tarafsız tanığın bulunmadığı anlaşılmakla, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas-367 sayılı kararı uyarınca, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
c)Sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezaları yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.