Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5524 E. 2020/7562 K. 24.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5524
KARAR NO : 2020/7562
KARAR TARİHİ : 24.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/1 . maddesi uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasında gösterilen mahkemenin adli sicil kaydı ile uyumlu olmaması, sanık hakkında önce TCK’nin 58/7. maddesine göre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamasına denildikten sonra alt fıkrada uygulanmasına denilerek çelişki oluşturulması ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkumiyet
hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken “1 yıl” denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulamasına ilişkin paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın, tekerrüre esas mahkumiyetlerinden en ağır ceza hükmünü içeren Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2014 tarih 2013/715 Esas, 2014/96 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 106/2-a. maddesinden verilen ve 17.04.2014 tarihinde kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin tekerrüre esas alınmasına, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.