Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5665 E. 2020/11966 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5665
KARAR NO : 2020/11966
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Kiğı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.10.2015 tarih, 2015/56 Esas – 2015/121 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen “tehdit” suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan “tehdit” suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Katılanın yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11.04.2016 tarihli raporu ile Kiğı Aile Hekimliğinin 16.08.2012 tarihli raporlarında katılanda nazal kemik kırığının bulunduğu belirtilmesine rağmen kemik kırığının hayati fonksiyonlara etki derecesinin belirtilmediği, raporların bu haliyle hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, katılanın tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu kemik kırığı oluşturan yaralanmanın hayati fonksiyonlara etki derecesini gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11.04.2016 tarihli raporu ile Kiğı Aile Hekimliğinin 16.08.2012 tarihli raporlarında katılanda nazal kemik kırığının bulunduğu belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-a maddeleri gereği belirlenen cezada, meydana gelen kemik kırığının derecesi nazara alınarak, TCK’nin 87/3. maddesi gereği arttırım uygulanmamak suretiyle eksik ceza tayini,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.