Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6005 E. 2020/9144 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6005
KARAR NO : 2020/9144
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak…Devlet Hastanesince tanzim olunan 12/11/2015 tarihli adli muayene raporunun geçici rapor olduğu ve kati raporun adli tabiplikçe tanzim olunacağı belirtilmekle, mağdura ait tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne gönderilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek kati raporu alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile geçici rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2)Oluş, iddia, dosya kapsamı ve taraf beyanları itibariyle sanığın eşi olan mağdura karşı yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan “su kovası” ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olarak eylemini gerçekleştiren sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ile TCK’nin 3. maddesinde yer alan “orantılılık ilkesi” gözetilerek, TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3)Gelişim sürecine ilişkin tarafların farklı beyanlarda bulunduğu ve… Devlet Hastanesince tanzim olunan 12/11/2015 tarihli adli muayene raporuna göre sanığın da yaralandığı olayda, öncelikle ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespiti yoluna gidilmesi, bunun mümkün olmaması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında da kabul edildiği üzere, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.