YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6053
KARAR NO : 2020/13968
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, müştekiye yönelik aynı eylemin failleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden, somut olayda aralarında yakın arkadaşlık ilişkisi bulunan sanıklar ve müdafiinin savunmalarına göre aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmakla, sanıkların savunmalarının ayrı müdafiiler yerine aynı müdafiii tarafından yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
2)Sanık … hakkında, adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından ibaret ilamının suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmemesi ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının zarar oluşumuna elverişli olmaması karşısında, sanık … hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/6-b fıkrasındaki koşulun oluşup oluşmadığı hususunun değerlendirilmesi sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “hakkında daha önce işlemiş olduğu bir suçtan dolayı hükmün açıklanamsının geri bırakılması kararı verildiği ve deneme süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği anlaşıldığından 6545 sayılı Kanun ile değişik CMK’nin 231/8. maddesi gereğince aynı Kanun’un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) Sanık … hakkında kurulan hükümlerde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde yer alan “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümlerde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda günlüğü 20 TL hesabı ile hapse çevrileceğine karar verilmesi,
4) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık … hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek, TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.