YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6062
KARAR NO : 2020/11930
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanıklar … ve … hakkında …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıkların temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanıklar … ve …’nün yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “basit kasten yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu suç yönünden kanunda öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile TCK’nin 7. ve CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamda yer alan 5237 sayılı TCK’nin 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı veya sanığın tekerrüre esas başkaca sabıka kaydı olup olmadığı da araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
c)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2)Sanık … hakkında …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2 ve 3. derece) ve ağır (4, 5 ve 6. derece) olarak sınıflandırılması, katılan … hakkında Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan 23/03/2016 tarihli adli muayene raporunda, katılanda meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin skorlama yapılmaksızın katılan …’da orta derecede kırık olduğunun belirtilmesi karşısında; söz konusu raporun adli tıp kriterlerine uygun olmadığı ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı gözetilerek, katılan …’ın vücudunda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin tespitine yönelik en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden alınacak yeni rapor ile kırığın derecesinin belirlenmesi ve raporun sonucuna göre orantılı şekilde cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddeleri gereği hükmolunan “1 yıl 9 ay” hapis cezasından TCK’nin 29. maddesi gereği (1/4) oranında indirim yapıldığında “1 yıl 3 ay 22 gün” yerine “1 yıl 3 ay” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
c)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.