Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6093 E. 2020/5221 K. 17.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6093
KARAR NO : 2020/5221
KARAR TARİHİ : 17.03.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Mağdur hakkında Antalya Eğitim Araştırma Hastanesince 05.05.2015 tarihinde adli tıp uzmanı tarafından tanzim edilen raporda ”Hastanemizin 17.04.2015 tarih 6083 sayılı raporunun incelenmesinde; 17.04.2015 tarihinde aile içi şiddet nedeni ile hastanemize müracaat ettirildiği, yapılan muayenesinde; boyun her iki yanda ve ön kısımda geniş hiperemik ve kontüzyonel alanlar, sağ omuz ön kısımda, sağ meme üst kısımda, sol kol ve sağ uylukta ekimoz saptandığı, raporlarda büyük damar-sinir-iç organ hasarı bahsedilmediği, anlaşılmakla, arızasının; SONUÇ: 1. Şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı, 2. Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı 3. Vücudunda kemik kırığına neden olmadığı sonucuna varılmıştır. Durumu bildirir kesin rapordur.” şeklinde tespitlere yer verildiği, rapor içeriğinin Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; mağdura ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine ilişkin hususu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Mahkeme tarafından mağdurun bağırması ve sanığın susturmaya çalıştığı sırada, mağdurun sanığın elini ısırması suretiyle onu yaralamasının yarattığı kışkırtmanın etkisi altında sanığın eylemini gerçekleştirdiği böylelikle ilk haksız hareketin mağdurdan kaynaklandığı gerekçesiyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına göre, 5237 sayılı
TCK’nin 3.maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanığın cezasından asgari (1/4) oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde (1/2) oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
3)28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.03.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.