Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6148 E. 2020/10534 K. 14.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6148
KARAR NO : 2020/10534
KARAR TARİHİ : 14.09.2020

Basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli ve 2014/766 Esas, 2014/137 Karar sayılı kararının 13.10.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 13.03.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/444 Esas, 2019/709 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 21.02.2020 tarihli ve 2019/22204 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2020 tarihli ve 2020/26851 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.04.2012 tarihli ve 2011/6-410 Esas, 2012/170 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.07.2009 tarihli ve 2009/8068 Esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında; sanığın yüzüne karşı verilen hükümde, itiraz süresinin başlayacağı tarih açıklanırken “tebliğ veya tefhimden itibaren” ibaresinin kullanılarak sürenin başlangıcı konusunda sanığın yanıltıldığı gibi karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2014 tarihli ve 2014/766 Esas, 2014/137 sayılı kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediğinden denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanması ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/444 Esas, 2019/709 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.