Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6189 E. 2020/11657 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6189
KARAR NO : 2020/11657
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında, katılan sanık …’e karşı “Tehdit” suçundan 5237 sayılı TCK’nin 106/1-2. cümlesi ve 62. maddesinin tatbiki suretiyle doğrudan hükmedilen adli para cezasının tür ve miktarı itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla temyiz incelemesinin kapsamı dışında tutulmuş ise de sanık hakkında kurulan hükümde uygulanan Kanun maddeleri itibariyle hükmolunan “25 gün karşılığı adli para cezası”nın TCK’nin 52/2. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrilmesi sırasında belirlenmesi gereken netice ceza miktarının “500,00 TL adli para cezası” yerine hesap hatası neticesinde “75 gün karşılığı adli para cezası” olarak belirlenmesiyle “1.500,00 TL adli para cezası” olarak tespiti suretiyle fazla ceza tayini hakkında, olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği düşünülmüştür.
1)Sanık … hakkında “Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması” suçundan verilen “beraat” kararına karşı katılan sanıklar…ve Dursun’un temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden katılan sanıkların doğrudan suçtan zarar görmelerinin mümkün olmadığı, bu itibarla açılmış davaya katılma haklarının bulunmadığı anlaşıldığından, katılan sanıklar Dursun ve …’nin bahse konu suç yönünden temyiz istemlerinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Katılan sanık … hakkında …’ye, İbrahim’e, Güner’e karşı “Kasten Yaralama”; Dursun oğlu …,…oğlu …,…ve … haklarında …’e karşı “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan sanık müdafii ve sanıkların temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarları itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, katılan sanık müdafii ve sanıkların temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Katılan sanık … hakkında katılan sanık …’na karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Katılan sanık …’in eylemi neticesinde katılan sanık …’da meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak …Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 02/10/2013 tarihli raporda, “Sağ uyluk orta iç yüzde 20x20x25 cm. boyutlarında kas tendon, damar yaralanması, siyatik siniri defektif, kas yapıları genel h…yle defektif, sağ kalça ve diz eklem hareket açıklığının aktif ve pasif olarak tam olduğu, kas gücünün 4/5 olduğu, sağ ayak bileğinde eklem hareket açıklığının hem aktif hem pasif omadığı, kas gücünün 0 (sıfır) olduğu, sağ ayak bileğinde nötrale 20 derece limitli kontraktürünün olduğu, sağ diz altında anestezi, sağ bacakta ödem ve homans pozitif olup, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlikeye neden olur, duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da kaybı niteliğinde olup olmadığının tespiti için olay tarihinden en az 18 ay sonra muayenesi gerekir.” şeklindeki açıklama ve katılan sanık …’un kovuşturma aşamasında 15/05/2014 tarihli celsede “bu sebeple sakat kaldım, koltuk değnekleri ile yürüyorum.” şeklindeki beyanı karşısında, söz konusu hususta rapor aldırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğu da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,

c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafii ve katılan sanık …’un temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4) Katılan sanık … ile sanıklar (Dursun oğlu) …, …, …(İdris oğlu) …,…ve… haklarında katılan sanık …’e karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Katılan sanık … ile sanıkların eylemleri neticesinde katılan sanık …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak …Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 12/09/2013 tarihli raporda, “yüzde sabit ize neden olup olmadığı yönünden olay tarihinin üzerinden en az 6 ay sonra geçtikten sonra rapor tanzimi uygundur.” şeklindeki açıklama karşısında, söz konusu hususta rapor aldırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Katılan sanık … ve sanık …’nin güncel adli sicil kayıtlarına göre tekerrüre esas mahkumiyetlerinin bulunması karşısında, adı geçenler yönünden kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Sanık (Dursun oğlu)…hakkında, katılan sanık …’e yönelik yargılama konusu eylem nedeniyle hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde mahkumiyet hükmü kurulduğu halde, aynı sanık hakkında aynı eylem nedeniyle hüküm fıkrasının (22) numaralı bendinde tekrar hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 223/7. maddesinin ihl…,
d)Tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezalarda, katılan sanık …’in aynı olayda “orta (6) derecede kemik kırığı”, “hayati tehlike” ve “organ işlevinin sürekli zayıflaması”na neden olacak şekillerde yaralandığının kabulü ile aynı Kanun’un 87/1. maddesi gereği (1) kat artırım yapıldığı sırada TCK’nin 87/1-d maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
e)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafii ile katılan sanık … ve sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.