Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6224 E. 2020/12715 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6224
KARAR NO : 2020/12715
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında “tehdit” suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın yüzüne 31.03.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 01.06.2016 tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteminin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanık hakkında “6136 sayılı Kanun’a Muhalefet” suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık hakkında “Kasten Yaralama” suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Adli Tıp kriterlerine göre duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğindeki yaralamaya ilişkin muayenenin olay tarihinden 18 ay geçtikten sonra yapılması gerekirken, olay tarihinden 1 yıl sonra alınan Uludağ Üniversitesi Tıp fakültesi Hastanesince düzenlenen 11.03.2016 tarihli raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmaması ve her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından müştekiye ait tüm tedavi evraklarıyla birlikte müştekinin en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ve yitirilmesi niteliğinde olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Oluş, taraf beyanları, tanık …’ın aşamalardaki anlatımı, tüm dosya içeriği ve kabule göre; karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda; farklı anlatımlarının olması karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 Karar sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, karşılıklı kavgada ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
c) Sanığın yaralama eyleminin, müştekinin yüzünde sabit esere ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olması karşısında; TCK’nin 86/1. maddesine göre temel hapis cezasının, aynı olayda iki nitelikli halin (TCK 87/1-a, ve 87/1-c maddelerinin) birleşmesi nedeniyle TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak sonuca etkili olacak şekilde tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 06.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.