Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6273 E. 2020/11394 K. 22.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6273
KARAR NO : 2020/11394
KARAR TARİHİ : 22.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK’nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen geçerli bir mazeret olmadan duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiye ile sanığın duruşmaya çağrılması gerektiği, dosyanın incelenmesinde, sanığın beyanının alınması için dosyada bilinen son adresinin bulunduğu Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesi yerine mernis adresinin bulunduğu Ayvalık Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, talimat mahkemesince çıkartılan ve bu meşruhatı içermeyen çağrı kağıdının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediğinden bahisle talimatın iade edilmesi üzerine mahkemece hükmün sanığın yokluğunda açıklanmasına karar verilmiş ise de yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden hükmün açıklanması suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Katılanda meydana gelen yaralanmalara ilişkin …Devlet Hastanesinin 17.08.2010 tarihli geçici raporunda yaşamsal riski bulunduğundan 112 merkez yönlendirmesi ile…Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğinin belirtildiği,…Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17.08.2010 tarihli Kalp Damar Cerrahisi notunda “sol alt ekstremite femoral bölge ⅓ distalde medial bölgede 2-3 cm çapında 4-5 cm derinliğinde cilt cilt altı DKAY, sağ alt ekstremitede femoral ⅓ distalde lateralde 1-2 cm çapında DKAY, sol üst ekstremite proksimalde anterior posterior ve medial bölgede 3 adet 2-3 cm çapında DKAY, sağ üst ekstremitede proksimalde lateralde 1-2 cm DKAY, sol skapulada 1-2 cm çapında DKAY, sol lateralde batına nafiz 2-3 cm çapında DKAY mevcut” olduğu belirtilmesine rağmen, aynı hastanenin adli tıp uzmanınca düzenlenen ve hükme esas alınan 03.01.2011 tarihli raporda bulgularının yaşamında tehlikeye neden olmadığının belirtildiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu ve hükme esas alınan raporun yetersiz nitelikte olduğu anlaşılmakla, katılanın tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmalarının özellikle yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yada yitirilmesine neden olup olmadığı hususlarında ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm ölçütlere göre niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden çelişkili ve yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanık hakkında temel ceza belirlenirken, darbe sayısına ve meydana gelen zararın ağırlığına göre, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Mahkemece olayın oluş şeklinin “olay suç tarihinden önce ki günlerde sanık …’ın müdahil sanık … Yılmaz’ın manav dükkanından veresiye mal alıp parasını vermediği, müdahil sanık …’ın parasını istediğinde ona hakaret ve tehditte bulunduğu, parasını vermeyeceğini söylediği, bu olayların büyümemesi için müdahil sanık …’ın ilk başlarda şikayetçi olmayıp durumdan babası ve kardeşi olan müdahiller … ve …’ü bilgilendirdiği, olay günü ise önce iftardan sonra sonrada geceleyin 01.30 sıralarında alkollü bir vaziyette müdahil sanık …’ın müdahil sanık …’ın işletmiş olduğu manav dükkanına gelerek küfür ederek hakaret ve tehditte bulunduğu, iş yerinde ki sebze ve meyve kasalarını yere attığı, elektronik teraziyi yere atıp kırıp parçaladığı ve bu terazinin kabloları ile müdahil sanık …’a vurmaya çalıştığı, müdahil …’e yumruk ile vurduğu, bunun üzerine müdahil sanık …’ın, müdahil sanık … tarafından uğradığı haksız tahrikin etkisinde kalarak ele geçirdiği bıçakla…’a vurmak suretiyle yaraladığı” biçiminde dosya kapsamı ile uyumlu kabul edilerek sanığın cezasından 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle indirim yapılırken TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak daha fazla ve hakkaniyete uygun oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;
5) Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezasından, TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim yapılırken “1 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak “1 yıl 3 ay” hapis cezasına, devamında TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken “11 ay 7 gün” hapis cezası yerine “1 yıl 15 gün” hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 22.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.