YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6368
KARAR NO : 2020/10324
KARAR TARİHİ : 09.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Basit yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 86/3-e maddesi uygulanmak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:2544/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No:29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere sanığa Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6.maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193.maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen cezada ”sanığın geçmişinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlar nedeni ile mahkum olması, tekerrüre esas olmasa da sabıkalı kişiliği nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması nedeni ile sanık hakkında yasal şartları bulunmadığından CMK’nin 231/5-6. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, TCK’nin 50/1. maddesi gereğince seçenek yaptırılmalara çevrilmesine ve TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına” şeklindeki gerekçeyle ilgili hükümler uygulanmadığı halde, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükümde ise; ”sanık hakkında hükmolunun kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, ekonomik ve sosyal durumu, şuçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine” hükmedilerek hükümler arasında çelişkiye neden olunması,
c) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/2. maddesinden belirlenen 6 ay hapis cezası üzerinden, TCK’nin 86/3-a-e.maddesi uyarınca (1/2) oranında arttırım yapıldığında cezanın “9 ay hapis” yerine “12 ay hapis” olarak hatalı hesaplanması, bu ceza üzerinden TCK’nin 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapıldıktan sonra ise sonuç ceza olarak “7 ay 15 gün hapis” yerine “10 ay hapis” cezasına hükmedilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/8 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yenden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen cezada ”sanığın geçmişinde işlemiş olduğu kasıtlı suçlar nedeni ile mahkum olması, tekerrüre esas olmasa da sabıkalı kişiliği nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması nedeni ile sanık hakkında yasal şartları bulunmadığından CMK’nin 231/5-6. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıına, TCK’nin 50/1. maddesi gereğince seçenek yaptırılmalara çevrilmesine ve TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına” şeklindeki gerekçeyle ilgili hükümler uygulanmadığı halde, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükümde ise; ”sanık hakkında hükmolunun kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, ekonomik ve sosyal durumu, şuçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine” hükmedilerek hükümler arasında çelişkiye neden olunması,
b) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına 09.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.