Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6438 E. 2020/12943 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6438
KARAR NO : 2020/12943
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ve … hakkında müşteki … yönelik kasten yaralama suçundan verilen kararlarına ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanıkların temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında katılan … ve müşteki Ayşe’ye yönelik cinsel taciz suçundan, sanık …’in katılan …’ye yönelik basit yaralama suçundan ve sanık …’nın katılan …’ye yönelik hakaret suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
Sanıklar hakkında katılana ve müştekiye yönelik kasten yaralama, cinsel taciz ve hakaret suçlarından açılan kamu davasında, 6284 sayılı Kanun’un 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, mahkemece verilen hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 35/2, 260, 6284 sayılı Kanun’un 2/1-d ve 20/2. maddeleri gözetilerek, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliği üzerine, süresi içinde sanık hakkındaki hükmü temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 237/2. ve 260. maddesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kamu davasına katılan olarak, vekilinin ise katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
a) Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik hakaret suçundan verilen beraat kararı açısından, Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının hakaret suçundan açılan kamu davasına katılma ve kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, temyiz talebinin REDDİNE,
b) Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının diğer beraat kararlarına yönelik temyiz talebi, sanıkların ve katılan vekilinin temyiz talebi açısından ise;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların, katılan … vekilinin ve katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında müşteki …’ya yönelik kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine hükmedilmiş ise de para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntem 5275 sayılı Kanun’un 106/3.maddesinde ve CGK’nin 28.01.2018 tarih, 2017/12-463 Esas ve 2018/20 sayılı kararında belirtildiği üzere infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında müşteki …’ya yönelik kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
a) Sanığın hüküm tarihinde aynı yer yargı çevresi içerisinde bulunan Bartın Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu alınan UYAP kayıtlarından anlaşılmakla, duruşmalardan vareste tutulma talebi de olmayan sanık hakkında duruşmada hazır bulundurulmadan yokluğunda hüküm tesis edilmek suretiyle CMK’nin 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.