YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6459
KARAR NO : 2020/6999
KARAR TARİHİ : 17.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında katılana karşı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince “basit yaralama” ve TCK’nin 151. maddesi gereğince “mala zarar verme” suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, kasten yaralama suçunun mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle her iki suç yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; sanığın üzerine atılı TCK’nin 151. cümlesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, ayrıca sanığın bu suçtan beraat ettiği, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Ankara 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.12.2007 tarih, 2007/603 Esas – 2007/1191 Karar sayılı ilamı ile verilen 600 TL adli para cezasının CMUK’un 305/1. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, yine söz konusu cezanın 16.03.2012 tarihinde yerine getirildiği ve bu tarihten itibaren TCK’nin 58/2-b maddesindeki “3 yıllık” tekerrür süresi geçtikten sonra yargılamaya konu suçun işlenmesi nedeniyle de tekerrüre esas alınmasının mümkün olmadığı, sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başka ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek sanık hakkında TCK’nin 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek, verilen hapis cezasının TCK’nin 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.