Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6686 E. 2020/9194 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6686
KARAR NO : 2020/9194
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık … hakkında hakaret ve basit tehdit suçlarından kurulan adli para cezaları ile sanığın katılanlar …,… ve …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan adli para cezalarına yönelik temyiz isteminin, adli para cezalarının kesin nitelikte olduğu gerekçesi 04.04.2016 tarihli ek karar ile reddedildiği, ek kararın usulüne uygun şekilde sanığa tebliğ edilmesine rağmen ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla, tebliğnamenin bu yöndeki red görüşüne iştirak edilmemiştir.
Katılan …’nün sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sınırlı olarak temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında katılan …’ye karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e. maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, “1 yıl 3 ay” hapis cezası yerine hatalı hesaplama yapılarak “9 ay” hapis cezasına hükmedilmesi ve hatalı olarak belirlenen sonuç cezanın da TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para ceza çevrilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b) Tarafsız görgü tanığı bulunmayan olaya ilişkin olarak tarafların olayın başlangıcına ilişkin anlatımlarında farklılık bulunması ve sanığın aksi ispatlanamayan savunması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında katılanlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanık …’ın diğer sanık … ile katılanları fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek yaraladıklarının mahkemece kabulü karşısında, sanık …’ın cezasında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Tarafsız görgü tanığı bulunmayan olaya ilişkin olarak tarafların olayın başlangıcına ilişkin anlatımlarında farklılık bulunması ve sanığın aksi ispatlanamayan savunması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
c) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Doğanhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 25.053.2015 tarih ve 2014/4184 Esas – 2015/73 Karar sayılı ilamına konu suçun 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ve TCK’nin 125/1-4 maddesinde düzenlenen hakaret suçuna ilişkin olduğu ve tehdit suçunun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı, UYAP ortamında yapılan araştırma sonucunda tekerrüre esas alınan anılan hükümlerle ilgili 01.06.2018 tarihli ek kararı ile uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ancak anılan ek kararın kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin UYAP ortamında mevcut olmadığı anlaşılmakla; sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek ilamı olmadığı da gözetilerek, söz konusu ek kararın kesinleşip kesinleşmediği mahkemesinden araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.