Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6769 E. 2020/9143 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6769
KARAR NO : 2020/9143
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereği hüküm açıklanırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması nedeniyle bildirilen ihbar üzerine, CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca yapılan yargılamada, 08/04/2016 giriş ve 16/05/2016 tahliye tarihleri arasında … Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanık için, duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiyenin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliği suretiyle sanığın duruşmalardan haberdar olmasının engellenmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli, 2018/17-339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm tarihinde… Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık, hüküm duruşmasına getirtilmeyerek ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeyerek suretiyle hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B.No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
3) Sanığın eylemi neticesinde müştekide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu… Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 20.07.2011 tarihli raporda, sol ön kolunda 4 cm.’lik, süture kesici alet yarası bulunan müştekinin, “vücuduna acı verecek nitelikte yaralandığı”nın ifade edildiği, bahse konu görüşün sanığın üzerine atılı eyleme ilişkin suç vasfının tesipitine ve mezkur raporun da hüküm kurmaya elverişli olmadığı nazara alınarak, müştekiye ait tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları temin edilerek, en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne gönderilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine ilişkin hususu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmanın niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
4) Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen 28/03/2013 tarihli, 2011/403 Esas ve 2013/335 Karar sayılı ilamda, suçta kullanılan bıçağın, TCK’nin 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmişken, hükmün açıklandığı yargılamada bu konuda herhangi bir karar verilmemesi,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.