YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6865
KARAR NO : 2020/7286
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Katılan …’ın aşamalarda değişmeyen beyanı ve adli rapora göre; sanığın silahtan sayılan bardak ile katılanı yaraladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması sureti ile eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Mağdur … hakkında 07.01.2015 tarihli Bandırma İlçe Devlet Hastanesi tarafından verilen raporda ”..yüz sol tarafta zygomatik bölgeden kulağa doğru uzanan 7 cm’lik suture yara tespit edildi. Hayati tehlike geçirmeyip, basit müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup, sabit iz raporunun 6 ay sonra verilmesi uygundur…” dendiği, aynı hastane tarafından 21.07.2015 tarihli raporda ”… Hastanın zigomatik ark proksimalinden oblik şekilde saçlı deri temporal bölgeye doğru uzanan 3 cm’lik deprese skarı mevcuttur…” dendiğinin belirtilmesine karşın oluşan bu yaralanmanın niteliği ve raporun kesinliği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı bu haliyle söz konusu raporun yetersiz olduğu anlaşılmakla, raporun hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, mağdurun tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, iddianamede talep edilmediği halde, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
c) Sanık İmam Cerrah hakkında, mağdurun küfür etmesi nedeni ile mağduru yaraladığı kabul edililerek haksız tahrik hükümleri uygulanırken 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesi uyarınca cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak cezasından asgari (1/4) oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde (3/4) oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık aleyhine temyiz bulunmadığından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 22.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.