YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6910
KARAR NO : 2020/9417
KARAR TARİHİ : 13.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında müştekiye karşı 5237 sayılı TCK’nin 106/1. maddesi 1. cümlesi gereğince tehdit, TCK’nin 125/1. maddesi gereğince hakaret ve TCK’nin 86/2. maddesi gereğince kasten yaralama suçlarından kamu davaları açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince hakaret ve kasten yaralama suçunun da tehdit ile birlikte işlenmeleri nedeniyle, her üç suç yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de sanığın üzerine atılı TCK’nin 106/1. maddesi 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
b) Mağdurun yaralanmasına ilişkin … Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 03.04.2015 tarihli kat’i raporda, müştekinin yaralanmasının, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu bildirilmişse de; öncesinde KBB kontrolü önerilmesine karşın bu eksikliğin giderilmemesi ve acil polikliniğince düzenlenen 02.07.2015 tarihli raporu kaleme alan görevli doktor yazısının okunaksız olması nedeniyle müştekiye ait tüm tedavi evraklarının, adli raporların ve varsa grafilerin temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilmek suretiyle, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre ve özellikle müştekinin yaralanmasının kemik kırığına neden olup olmadığı ve böyle bir tespit yapılması halinde hayat fonksiyonlarını etkileme derecesini de kapsayacak şekilde rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nin 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nin 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMUK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 13/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.