Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7255 E. 2020/16212 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7255
KARAR NO : 2020/16212
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Elbistan Devet Hastanesinde görevli KBB Uzmanı tarafından tanzim olunan 06.01.2016 tarihli kesin raporda, “Deplase nazal fraktür, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayat fonksiyorlarına etkisi orta (2) derecedir.” şeklinde görüş belirtilmesi karşısında, bahse konu deplase kemik kırığının yüz bölgesi dahilinde bulunduğu gözetilerek, yüzde sabit iz’e ya da yüzün sürekli değişikliğine neden olup olmadığı da taspet edilmek üzere, mağdurun, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, yapılacak fiziki muayenesini müteakip, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas alınabilecek başkaca mahkumiyetleri bulunan sanık hakkında tekerrüre esas alınan, Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 2012/178 Esas ve 2014/592 Karar sayılı ilamın, “4733 sayılı Kanun’a Muhalefet” suçundan aynı Kanun’nun 8/4. maddesi gereği hükmolunan “1 yıl 8 ay” hapis cezasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, suç tarihi olan 09/12/2012’den sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun’un 8/4 maddesinin yürürlükten kaldırılmasıyla atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesi kapsamına alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,

hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun’un 5’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanun’la yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereği, öncelikle uyarlama yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorulmak suretiyle tespit edilerek, uyarlama yargılaması sonucuna göre, sanık hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alınacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.