Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7281 E. 2020/15308 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7281
KARAR NO : 2020/15308
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Mağdur hakkında düzenlenen Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19.06.2015 tarihli raporunda, mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtildiği halde, Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nce düzenlenen 07.07.2015 tarihli raporda, mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin belirtildiği, bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlarının Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine gönderilerek yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Haksız tahrik oluşturan eyleme göre 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesi uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sanığın cezasından TCK’nin 29. maddesi gereğince daha makul bir oranda indirime gidilmesi gerekirken (1/2) oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
3) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi

itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Sanığın adli sicil kaydında yer alan Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2011 tarih, 2010/174 Esas ve 2011/528 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olmasına rağmen sanık hakkında daha az cezaya hükmedilen Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2013 tarih, 2007/616 Esas ve 2013/91 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması suretiyle, sanık hakkında 5275 sayılı CGİK’nin 108/2. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
5) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2013 tarih, 2007/616 Esas ve 2013/91 Karar sayılı ilamına konu suçun, TCK’nin 141/1. maddesi kapsamında yer alan “Hırsızlık” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu suçun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda bu ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.