Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7473 E. 2020/9049 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7473
KARAR NO : 2020/9049
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında mağdur …’ye karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
a) Dosyaya kazandırılan 04.01.2013 tarihli… Adli Tıp Kurumundan ve 25.03.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 2. İhtisas Kurulunun raporlarına göre, mağdurun olay tarihinden yaklaşık 10 yıl önce çenesinden tümör alındığı ve ameliyat olduğu, çene kemiğinin alındığı, yerine plak takıldığı, bu ameliyattan 2 yıl sonra plağın kırıldığı, tekrar ameliyat edildiği, bu nedenle yüzünde ameliyat skar izleri olduğu, yüzde sabit iz ve çene ve konuşma hareketlerinde işlev yitirilmesine neden olduğu yönünde görüş belirtildiği, suç tarihindeki yaralanması ile ilgili… Eğitim ve Araştırma Hastahanesi tarafından düzenlenen 13.02.2015 tarihli raporlarda ise mağdurdaki eskiye ait ameliyatı ve yaralanması ile ilgili tespitlere yer verildiği, olay tarihi itibariyle sanığın eylemi sonucu meydana gelen yaralanma hususunda ise yetersiz olduğu, bu haliyle hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla, mağdurun tüm tedavi evrakları ve suç tarihinde düzenlenen raporları ile birlikte Adli Tıp 2. İhtisas Kuruluna gönderilerek, suç tarihindeki yaralanmasının niteliği, yüzde sabit iz ve işlev yitirilmesi teşkil edip etmediği hususlarında denetime elverişli rapor alınarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği halde, yetersiz rapor ile hüküm tesisi,
Kabule göre de;
b) İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 87/2-son maddesi uygulanmak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:2544/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No:29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere sanığa Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-a, 87/2-b, 87/2-son maddeleri uyarınca cezasının 5 yıldan az olamayacağı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nin 196/2. fıkrası gereğince istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceğinin gözetilmemesi ve aynı gerekçe ile 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesinin açık hükmü karşısında, sanığa zorunlu müdafii tayini gerektiğinden, müdafii atanmadan yargılama yapılmak ve sorgusu sırasında zorunlu müdafii bulundurulmadan savunması alınmak suretiyle, sanığın savunma hakkı kısıtlanarak CMK’nin 188/1. maddesine muhalefet edilmesi,
d) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/8 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle de, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.