YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7530
KARAR NO : 2020/8913
KARAR TARİHİ : 07.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik basit yaralama suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümler kesin nitelikte bulunduğundan sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında mağdurlar … ve …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Mağdurlar … ve … hakkında Iğdır Devlet Hastanesince düzenlenen raporlarda;
Mağdur … hakkındaki 20.08.2013 tarihli Ortopedi ve Travmatoloji uzmanınca “sol el 4. Parmak distalinde ödem, olay tarihli grafisinde 4. Distal falanksta ayrılmamış kırık, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kırığı vardır.” şeklinde düzenlenen adli raporda tespit edilen mevcut kırıkların hayati fonksiyonlarına etki derecesinin belirtilmediği;
Mağdur … hakkında 19.09.2013 tarihli Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanınca “olay günü çekilen beyin BT’de frontal orta hat hemen lateralinde kemik fraktürü ve altında travmatik kontüzyon ve pnömosefali mevcut, BTM ile giderilemez, kati hekim raporudur.” şeklinde düzenlenen adli raporda tespit edilen mevcut kırıkların hayati fonksiyonlarına etki derecesinin belirtilmediği gibi frontal kemik kırığına neden olan yaralanmasının hayatını tehlikeye sokan bir yaralanma olup olmadığı hususunda da raporda herhangi bir tespitin yer almadığı anlaşılmakla;
Mağdurlar … ve …’a ait tüm tıbbi evrakın ve raporların temini ile birlikte mağdurların yaralanmalarına ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki ölçütlere uygun olarak Adli Tıp Kurumundan raporlarının aldırılması gerektiği gözetilmeksizin, yetersiz raporların hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
b) Tarafların beyanları ve dosya kapsamından taraflar arasında çıkan kavganın başlangıcı hususunda tarafların birbirini suçlayıcı beyanlarda bulundukları ve tanığın bulunmadığı olayda, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle TCK’nin 3. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi de nazara alınarak TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.