Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7539 E. 2020/14306 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7539
KARAR NO : 2020/14306
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanması sırasında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı gözetildiğinden tebliğnamedeki bu husustaki görüşe iştirak edilememiştir.
1)Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan verilen karar yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında verilen 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3)Sanık … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde müştekilere saldırdıkları, temyiz dışı sanık …’in tabancayla diğer sanıkların sopayla ve elleriyle vurmak suretiyle müştekileri iştirak halinde yaraladıklarının anlaşılması karşısında, sanık … hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle hakkında eksik ceza tayini,
b) Müştekiler … ve … hakkında Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.11.2013 tarihli raporlarda müştekilerde hayati fonksiyonlarını ağır (5.) derece etkileyecek şekilde kırık tespit edildiğinin bildirilmesi karşısında, sanık hakkında kasten yaralama suçlarından hüküm kurulması sırasında 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
c) Tarafların olayın başlangıcına ilişkin anlatımlarında farklılık bulunması ve sanığın aksi ispatlanamayan savunması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) 5237 sayılı TCK’nin 51/3. maddesindeki “cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına,
4) Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Müşteki … hakkında Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.11.2013 tarihli raporda “Frontal bölgede 4 cmlik cilt-cilt altı kesisi” olduğunun belirtilmesi karşısında, yüz sınırları içerisinde tespit edilen bu yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılmadığı anlaşılmakla; müştekinin tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda ayrıntılı raporu aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Tarafların olayın başlangıcına ilişkin anlatımlarında farklılık bulunması ve sanığın aksi ispatlanamayan savunması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 23 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına,
5)Sanık … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık …’ın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda 01/11/2013 tarihinde alınan beyanında “ben işyeri kapısı önünde tanımadığım şahsın elinden silahı aldım, bir el yere doğru ateş ettim, …’in de mermisinin bittiğini anlayınca kendisine ateş etmeyi bıraktım” şeklinde temyiz dışı sanık …’in elinden aldığı tabancayla müştekilere doğru ateş ettiğini kabul ettiği, sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde müştekilere saldırdıkları ve müştekileri iştirak halinde yaraladıkları anlaşılmakla tebliğnamenin sanık …’ın müştekilere yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.
a) Müştekiler … ve … hakkında Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.11.2013 tarihli raporlarda müştekilerde hayati fonksiyonlarını ağır (5.) derece etkileyecek şekilde kırık tespit edildiğinin bildirilmesi karşısında, sanık hakkında kasten yaralama suçlarından hüküm kurulması sırasında 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Tarafların olayın başlangıcına ilişkin anlatımlarında farklılık bulunması ve sanığın aksi ispatlanamayan savunması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 21.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.