YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7633
KARAR NO : 2020/12276
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Müştekinin yaralanmasına ilişkin olarak düzenlenen …Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait 04.03.2015 tarihli, 1494 sayılı raporda “sol kulak zarı yırtılması” gözlendiğinin ancak …Devlet Hastanesinin KBB Poliklinik Odyoloji Değerlendirme formu fotokopisinin okunaklı olmadığından değerlendirilemediğinin bildirilmesi ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilmediği anlaşılmakla; müştekinin tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, yaralanmasının duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/4) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3) Mükerrir olan sanık hakkında hüküm kurulurken tekerrüre esas alınan ilamın hükümde gösterilmemesi,
4) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, “ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra (1 yıl) denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” hükmetmek suretiyle denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 30/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.