YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7670
KARAR NO : 2020/7346
KARAR TARİHİ : 22.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar … ve …’nin temyiz dilekçeleri içeriğinden kendileri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini sanık sıfatıyla temyiz ettikleri anlaşılarak yapılan incelemede;
Sanık … hakkında mağdur …’yi kasten yaralama suçundan da dava açılmasına rağmen, bu suçtan hüküm tesis edilmediği anlaşılmış ise de; zamanaşımı müddeti içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; ilk haksız hareketin sanık … ve temyiz dışı sanık …’dan ileri geldiği, bu durum karşısında olaydan bir gün sonra babasının darp edildiğini öğrenen sanık …’un mağdur sanıklar … ve …’dan kaynaklanan haksız tahrikin etkisi ile hareket ettiği anlaşılarak tebliğnamenin sanık … hakkında TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) Sanık … hakkında mağdur …’ye yönelik kasten yaralama ve sanık … hakkında mağdur …’ye yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemsinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında mağdur …’a yönelik kasten yaralama ve sanık … hakkında mağdur …’ye yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemsinde;
a) Sanık …’un mağdur …’a yönelik ve sanık …’in mağdur …’a yönelik gerçekleştirdikleri 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamındaki basit kasten yaralama suçlarının, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile; 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi suretiyle yapılan değişiklik nedeniyle farklı mağdura karşı işlenen suçun uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanık … ile mağdur … arasında ve sanık … ile mağdur … arasında 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre;
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.