YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7708
KARAR NO : 2020/10884
KARAR TARİHİ : 16.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın, mağduru hem kemik kırığına hem de yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin (5237 sayılı TCK’nin 87/3 ve 87/1-d maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın, kız kardeşi olan mağdur ile yaşadığı tartışmanın akabinde, sırtına tekme ile vurmak suretiyle mağduru yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda; TCK’nin 21/2. maddesinde düzenlenen olası kast hükümlerinin uygulanma koşulları gerçekleşmediği halde, yazılı şekilde sanığın cezasından TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
3) Sanığın yaralama eylemi sonucunda mağdurun hem yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, hem de kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmış bulunması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlalinin ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği, sanığın sadece en ağır sonuç olan yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralama eyleminden sorumlu olacağı ve “TCK’nin 86/1, 86/3-a, 87/1-d, son maddeleri” uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, hatalı uygulama ile TCK’nin 86/1, 86/3-a maddeleri uyarınca ceza tayin edildikten sonra, TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca (1/2) oranında artırım uygulanması ve akabinde TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
4) Sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
5) 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesindeki, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezanın, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılacağına dair düzenleme karşısında, mağdurdaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derece olarak belirlendiği halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2019 tarih, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 sayılı Kararına ve TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-a maddelerine göre belirlenen cezada (1/2) oranında artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
6) Sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-a maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezasının TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca (1/2) oranında artırılması sırasında hesap hatası yapılarak “1 yıl 15 ay” hapis cezası yerine “2 yıl 6 ay” hapis cezasına hükmedilmesi ve TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanarak “2 yıl 30 ay” hapis cezasına hükmedilip, hükmedilen cezanın 5 yıl hapis cezasından az olması nedeniyle TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanmadan, doğrudan TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 16.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.