YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7722
KARAR NO : 2020/10811
KARAR TARİHİ : 15.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten Yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Sanıkların yokluklarında verilen hükümlerin, sanıkların savunmaları alınırken bildirdikleri dosyada bilinen son adresleri yerine, doğrudan mernis adreslerine Tebligat Kanun’u 21/2. maddesine göre tebliğe çıkartıldığı anlaşılmakla, sanıkların bilinen son adresine tebligat çıkartılmadan doğrudan mernis adresine yapılan tebliğlerin usulsüz olması nedeniyle sanıklar müdafinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e ve 87/1-son maddelerinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
2) Nişana davetli olarak gelen katılanla aralarında sanıklarında bulunduğu köyün gençleri arasında çıkan tartışmayla ilgili olayın başlangıcına ilişkin taraflar arasında birbirinden farklı beyanlar bulunduğu ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) oranında uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümler bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.