YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7783
KARAR NO : 2020/12131
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı Kararı uyarınca, sanık hakkında verilen 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2)Sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Sanığın katılanı orta (2.) derecede kemik kırığına neden olacak ve hayati tehlike oluşturacak şekilde yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 87/3, 87/1-d maddeleri) ihlaline neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindekicezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Sanık ile katılan arasında tarla sulama suyunun kullanılması sırası ile ilgili anlaşmazlık bulunduğu ve sanık savunmalarına göre kullanım sırası kendilerinde olduğu halde katılanın sularını kestiği, mahkeme tarafından da olay tarihinde ve öncesinde taraflar arasında birtakım anlaşmazlıkların ve tartışmaların bulunduğu nedenle sanığın eylemi gerçekleştirdiği gerekçesiyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına göre 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanığın cezasından asgari (1/4) oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde (1/2) oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
c)Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3-e. maddeleri uyarınca tayin olunan ”1 yıl 6 ay” hapis cezasının, TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması sonucu ”2 yıl 12 ay” hapis cezası yerine, ”3 yıl” hapis cezasına hükmolunması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.