YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7814
KARAR NO : 2020/12559
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a) Katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 04.12.2015 tarihli raporda, “Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığının tespiti için; ortopedi ve FTR kliniğine yönlendirilerek; ilgili muayeneleri ve gerekli tetkiklerin yaptırılması, mevcut sinir hasarının son durumunun belirlenmesi ve tüm kısıtlı eklemlerin 0 eksenine göre eklem açıklıklarının (özür oranı hesaplamaya esas olacak şekilde) derecelerini, ayrıca fonksiyon kayıplarının kalıcı olup olmadığı, fonksiyonel durumunda değişiklik olup olmayacağı hususunda düzenlenecek tüm tıbbi belgelerin muayeneye gönderilmesi gerektiğinin ” belirtilmesi karşısında, katılanın raporda belirtildiği şekilde muayenelerinin yaptırılıp en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak söz konusu hususta rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın ve katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, katılanın beyanlarına, katılan hakkında düzenlenen adli rapora, 18.02.2016 tarihli CD çözüm bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü sanık …’ın katılan … ile aralarında yaşanan kavga sonrasında olay yerinde ayrıldığı, yaklaşık yarım saat sonra kimlikleri tespit edilemeyen üç kişi ile birlikte kardeş olan sanıkların aynı suçu birlikte işleme irade ve kararlılığı ile fikir ve eylem birliği içerisinde araç ile katılanın bulunduğu işyerinin önüne geldikleri, sanıkların araçtan inerek katılanın etrafını sardığı, burada sanık …’ın bıçakla katılana saldırarak katılanı hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında; sanık …’ın oluşan en ağır neticeden TCK’nin 37. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden, eyleminin basit yaralama suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın ve katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.