YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7854
KARAR NO : 2020/14871
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın, sanık müdafiinin, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezalar belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddelerindeki cezaların alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği halde, yazılı şekilde denetime imkan verecek somut alt sınırdan uzaklaşma nedenleri izah edilmeden sanık hakkındaki temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle aynı Kanun’un 61. maddesine aykırı davranılması,
b) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olan başka ilamının bulunmadığı da gözetildiğinde, tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2010 tarihli ve 2010/1598 Esas – 2010/1132 Karar sayılı ilamına konu suçun, TCK’nin 151/1. maddesi kapsamında yer alan “Mala zarar verme” suçuna ilişkin olup, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek söz konusu suça ilişkin uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden sorularak sonucuna göre TCK’nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın, sanık müdafiinin, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.