YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7898
KARAR NO : 2020/11753
KARAR TARİHİ : 24.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nin 49/2. maddesinde, hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, kısa süreli hapis cezası olarak tanımlandığı ve kasıtlı işlenen suçlarda TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince ancak kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen uzun süreli (1 yıl 3 ay) hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi,
2) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesindekemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranındaartırılmasının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında düzenlenen adli raporda, vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
3) Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre sanık ile müştekinin karşılıklı birbirlerini yaralamaları şeklinde gerçekleşen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas- 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
4) Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin denetime imkan verecek şekilde hükümde gösterilmesi gerekirken, yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre;
5) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 62 maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezasının TCK’nin 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince günlüğü 20 TL.’den adli para cezasına çevrildiğinde ”9.100,00 TL.” adli para cezası yerine ” 9.000,00 TL.” adli para cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini,
6) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza türü ve miktarı açısından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 24.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.