Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7923 E. 2020/10955 K. 17.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7923
KARAR NO : 2020/10955
KARAR TARİHİ : 17.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, kamuya yararlı bir işte çalışma tedbiri
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, suça sürüklenen çocuk müdafii
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında “Kasten Yaralama”, “Görevi Yaptırmamak için Direnme” ve “Hakaret” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hakaret suçu yönünden;
a)Kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı hakaret suçunda temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nin 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanun’un 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra arttırım yapılmış ise de bu husus sonuca etkili görülmediğinden;
b)Sanık hakkında TCK’nin 125/3-a maddesi uyarınca belirlenen “365 gün karşılığı adli para cezası”nın, aynı Kanun’un 125/4. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırılması suretiyle belirlenen “425 gün karşılığı adli para cezası” üzerinden, TCK’nin 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırılması neticesinde belirlenmesi gereken ceza miktarı “531 gün karşılığı adli para cezası” iken hesap hatası neticesinde “530 gün karşılığı adli para cezası”na hükmedilmesi ve TCK’nin 52. maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den paraya çevrildiğinde “10.620,00 TL adli para cezası” yerine “10.600,00 TL adli para cezası”na hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
c)Sanık hakkında hükmedilen netice adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine hükmedilmiş ise de adli para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntem 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/12-463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden; bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Görevi Yaptırmamak için Direnme suçu yönünden;
Oluş, iddia, dosya kapsamı ve sanık ikrarına göre, sanığın yargılama konusu eylemini, üzerinde bulunan bıçağı çıkartıp kamu görevlisi olan katılanlara doğru
sallayarak “beni buradan kimse alamaz, kim alacaksa gelsin alsın, keserim.” şeklinde sözler sarf ederek işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nin 265/1. maddesine göre beirlenen temel cezada, aynı Kanun’un 265/4. maddesi gereği (½) oranında artırılması ve diğer artırım/indirim maddelerinin buna göre tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında “Kasten Yaralama” ve “Görevi Yaptırmamak için Direnme” suçlarından hükmolunan kısa süreli netice hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereği “kamuya yararlı bir işte çalışma” tedbirine çevrildiği, hükmedilen netice cezanın türü ve hüküm tarihi itibariyle kanun yolu incelemesinin temyiz, inceleme merciinin Yargıtay olduğu anlaşılmakla, Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2016 tarih ve 2016/311 Değişik İş sayılı kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3; 125/3-a, 125/4, 43 ve 265/1, 43 maddelerinde öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre; açılan kamu davalarının TCK’nin 66/1-e, 66/2, 67/2. maddeleri uyarınca her bir eylemin 4 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 29/01/2016 tarihinden inceleme tarihine kadar 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2 ve 67. maddelerinde öngörülen olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.