Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7946 E. 2020/14872 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7946
KARAR NO : 2020/14872
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanık … müdafiinin, sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik sanık … ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizinin mümkün olmadığı, sanık … müdafii ile sanık … ve müdafii tarafından yapılan itirazlar neticesinde Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/499 D.iş sayılı kararı ile itirazların reddine karar verilerek kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanık … ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) 6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesinde yer alan, “Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” şeklindeki düzenlemeye göre adli para cezasına esas birim gün sayısının üst haddinin 100 gün olduğu gözetilmeden sınırında üstünde “120 gün ” adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
b) Hapis cezasına mahkumiyet hükmü yönünden Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4) Sanık … hakkında mağdurlar …, …, … ve …’ye karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafiinin, sanık … hakkında mağdurlar …, …, … ve …’ye karşı tehdit suçundan kurulan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … müdafiinin, sanık … hakkında mağdurlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … ve müdafiinin, sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık … ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık …’nin adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a) Tarafların ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda farklı beyanlarda bulundukları, görgü tanığının bulunmadığı ve karşılıklı kavga şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas – 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin, sanık … ve müdafiinin, sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.