YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8275
KARAR NO : 2020/5490
KARAR TARİHİ : 02.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Özel … Hastanesinden alınan 29.08.2008 tarihli adli rapor ile Reyhanlı Devlet Hastanesinden alınan 10.09.2008 tarihli kati adli muayene raporunda, mağdurda orta derecede kemik kırığı bulunduğunun ifade edildiği ve fakat söz konusu kırığın hayat fonksiyonlarına etki seviyesinin belirtilmediği, adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2)’ye kadar artırımının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında düzenlenen bahse konu adli raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı dikkate alınarak, en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden alınacak yeni rapor ile kırığın derecesinin belirlenmesi ve raporun sonucuna göre orantılı şekilde cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Mağdur hakkında Reyhanlı Devlet Hastanesince düzenlenen 10.09.2008 tarihli raporda “menol fraktür kırığının iki hat olduğu ve mağdurun iki kez operasyon geçirdiği” tespitine yer verilmesi karşısında, yüz bölgesinde tarif edilen yaralanmanın yüzde sabit ize neden olma ihtimalinin bulunmasına rağmen bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı ve bu haliyle katılanın yaralanması hakkında düzenlenen raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, mağdurun tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak, yaralanmasının niteliğine ilişkin olarak yeniden raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasıyla yetinilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim uygulanması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 02.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.