YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8600
KARAR NO : 2020/11422
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, basit yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müştekiler …, …, … ve …’in kovuşturma aşamasında 26.05.2015 tarihli celsede alınan beyanlarında, suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olduklarını ve kamu davasına katılmak istediklerini belirttikleri halde bu hususta bir karar verilmediği; müştekiler vekilinin süresinde temyiz dilekçesi verip, hükmü temyiz ederek katılmak iradesini gösterdiği anlaşılmakla, müştekilerin ve vekilinin 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan katılan ve katılanlar vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1) Olay günü suça sürüklenen çocuk ile birlikte katılanları ve mağduru yaraladığı iddiası ile yaşının büyük olması nedeniyle hakkındaki soruşturma tefrik edilen diğer şüpheli… ile ilgili açılan davanın birleştirme talebinin reddedilmesine göre; söz konusu dava dosyasının aslı veya onaylı örneği getirtilerek bu dava dosyası içine konulup delillerin bir bütün halinde incelenip değerlendirilerek, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e ve 35. maddelerinde düzenlenen kasten yaralamaya teşebbüs suçlarının 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ile katılanlar … ve … ile mağdur … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
3)Katılan … hakkında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 05.04.2016 tarihli raporda “Yüzünde sabit iz veya yüzünün sürekli değişikliğine neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilebilmesi için; 17/12/2015 tarih ve 2015/5202 sayılı Şube Müdürlüğümüz raporunun 5. maddesinde de belirtildiği üzere kişinin muayene edilmek üzere Şube Müdürlüğümüze gönderilmesi gerektiği” şeklinde değerlendirmede bulunulmasına rağmen katılan hakkında sabit iz yönünden rapor aldırılmadığı ve bu haliyle katılanın yaralanması hakkında düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, katılanın ilgili Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak, yaralanmasının niteliğine ilişkin olarak yeniden raporunun aldırılmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
4)Suça sürüklenen çocuk hakkında katılanlar… ……..ve mağdur …’e karşı işlediği kasten yaralama ve basit yaralamaya teşebbüs eylemleri sebebiyle verilen cezalara ilişkin 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin değerlendirildiği hüküm fıkralarında “Yasal koşulları katılanların zararını karşıladığından ve bu nedenle koşulları oluşmadığından CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayininde çelişkiye sebep olunması ve teşebbüs aşamasında kalan eylemler sebebiyle zarar oluşmayacak olmasına rağmen bu husus gerekçe gösterilerek hüküm kurulması,
5)Suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış ve adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum olmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince TCK’nin 50/2. maddesi de gözetilerek TCK’nin 50/1. maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6)5237 sayılı TCK’nin 51/3. maddesinde yer alan “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, basit yaralamaya teşebbüs suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezaları ertelenen suça sürüklenen çocuk hakkında, belirlenen denetim süresinin alt sınırının 1 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
7) Suç tarihinde 15-18 yaş arasında bulunan suça sürüklenen çocuk bakımından 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
8)Dosya kapsamında tanık olarak bilgisine başvurulan …’ın gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin ve katılanlar vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.