Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/8637 E. 2020/12323 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8637
KARAR NO : 2020/12323
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu II. İhtisas Kurulunca tanzim olunan 14/10/2015 tarihli raporda, “Sağ parietooksipitalde 39.5 mm. ölçülen çökme kırığı, pnömosefali, beyin ödemi, sağ oksipiatalde kırık, sağ parietooksipitalde 41×21 mm. boyutunda kraniektomi defekti mevut olup; sağ parietooksipial kemikte çökme kırığı ve epidural hematoma neden olan yaralanma, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derecededir, hayati tehlikeye neden olur, kişinin kafatasında saptanan kraniektomi defektinin alanı itibarıyla organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu.” şeklindeki açıklamalar ile sanığın yargılama konusu eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan “keser” ile ve resmi nüfus kaydına göre 10/10/2002 doğumlu olup suç tarihinde 11 yaşında olduğu anlaşılmakla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan katılana karşı işlediği nazara alınarak sanığa, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 86/3-b ve 87/1-a maddelerinin uygulanma ihtimaline binaen 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınarak, birden fazla nitelikli hal ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, suçun işleniş biçimi, kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. maddesindeki “cezada orantılılık ilkesi” gereği, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Katılan hakkında düzenlenen adli rapora göre, sanığın eylemi nedeniyle katılanın, hayati tehlike geçirecek, organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak ve hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-b,e, 87/1-a,d, 87/1-son maddeleri uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, hatalı uygulama ile katılanda kemik kırığı meydana geldiğinden bahisle, ayrıca anılan Kanun’un 87/3. maddesi gereğince ayrıca arttırım yapılmak suretiyle hüküm tesisi,
3) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1 ve 86/3-b, e maddelerine göre belirlenen ceza miktarının, aynı Kanun’un 87/1-a, d maddesi gereği (1) kat artırılması suretiyle belirlenen cezanın 5 yılın altında kalması halinde sanığa, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması ihtimaline binaen CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınarak, ceza miktarının 5 yıla çıkartılması gerekirken, TCK’nin 87/1-d maddesi işaret edilerek doğrudan 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
4) Sanığın, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirdiği sürelerin, TCK’nin 63. maddesi gereğince mahsubuna karar verilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.