Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9104 E. 2020/14047 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9104
KARAR NO : 2020/14047
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık …’nın müşteki …’e karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde :
Sanık hakkında sabıkalı olduğu gerekçesi ile 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edildiği ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka sabıkasının bulunmadığı da gözetildiğinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan, İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/02/2014 tarih, 2012/897 Esas ve 2014/250 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesi gereğince tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan TCK’nin 106/1-1. Cümlesinde tanımlanan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve TCK’nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2) Sanık …’nın müşteki …’a karşı kasten yaralama eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde:
a) Sanık hakkında sabıkalı olduğu gerekçesi ile 5237 sayılı TCK’nin 51. ve 5271 sayılı CMK’nin 231. maddeleri uyarınca cezasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği ayrıca sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka sabıkasının bulunmadığı da gözetildiğinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan, İstanbul 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/02/2014 tarih, 2012/897 Esas ve 2014/250 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesi gereğince tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan TCK’nin 106/1-1. Cümlesinde tanımlanan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 51. ve 5271 sayılı CMK’nin 231. maddeleri uyarınca cezasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediğinin ve TCK’nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanığın müştekiyi basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde kasten yaralaması nedeniyle uygulanan kanun maddesinin TCK’nın “86/1” yerine “86/2” olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.