YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9437
KARAR NO : 2020/8915
KARAR TARİHİ : 07.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanıklar … ve … hakkında silahla kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında silahla kasten yaralama suçundan beraatine ve kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyetine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/2-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
b)Katılanın alınan doktor raporu ile uyumlu anlatımlarına göre, sanığın yargılama konusu suçu, 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f hükmü kapsamında silahtan sayılan balta ile işlediği anlaşılmakla, mahalli mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan, aynı Kanun’un 86/3-e hükmü gereğince (1/2) oranında arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin, TCK’nin 86/3-e maddesinden sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
c) Tarafların beyanları ve dosya kapsamından taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın da yaralandığının anlaşılması karşısında, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesiyle TCK’nin 3. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi de nazara alınarak TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmamasının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.