YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9438
KARAR NO : 2020/14943
KARAR TARİHİ : 28.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur …’ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükme ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık hakkında mağdur …’ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın, mağdur …’ı üç ayrı yerinden silahtan sayılan bıçak ile kasten yaraladığı, sadece solda hemotoraksa neden olan bir bıçak darbesinin yaşamını tehlikeye soktuğu olayda; 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 61/1. maddesinde yer alan ölçütler ve TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, somut ve yasal gerekçelerle takdir hakkının kullanılması gerekirken, işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde, yeterli gerekçe de gösterilmeden en üst hadden hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanığın eylemini TCK’nin 6/1-f.4 maddesi uyarınca silahtan sayılan “bıçak” ile gerçekleştirdiği mağdur beyanı ile uyumlu doktor raporu uyarınca sabit olduğu ve hükmün gerekçesinde de bu şekilde kabul edildiği halde, kısa kararda eylemin “sopa” ile gerçekleştirildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
c) Sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen cezasının, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması, hükmedilen hapis cezasının 5 yıldan az olması
halinde TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması gerektiği halde, TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanmadan 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi ve uygulanan kanun maddesinin “TCK’nin 87/1-son maddesi” yerine “TCK’nin 87/1-d maddesi” olarak hatalı gösterilmesi,
ç) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
d) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen “5237 sayılı TCK’nin 87/1-son” maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
e) Sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen “4 yıl 6 ay” hapis cezasının, TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması ile “8 yıl 12 ay” hapis cezasına hükmedilmesi ve bu ceza miktarı üzerinden TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanarak netice cezanın “7 yıl 6 ay” hapis cezası olarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.