Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9501 E. 2020/12841 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9501
KARAR NO : 2020/12841
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelen o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
22.03.2016 tarihinde tefhim olunan hükmü 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen 1 aylık kanuni süreden sonra 27.04.2016 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, CGK’nun 21.10.2014 tarih, 2014/12-139 Esas ve 2014/445 sayılı kararı da dikkate alınarak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a) Katılanın, sanığın elleriyle vücudunu çizerek yaraladığına dair beyanları, sanığın attığını inkar etmediği mesaj ekran görüntüleri, Eskişehir Devlet Hastanesinin 17.08.2015 tarihli genel adli muayene raporunda ” sağ ön kol üstde yüzeyel abrazyon mevcut. BTM ile giderilebilecek … abrazyon dışında pataloji saptanmadı.” şeklindeki katılanın yaralanmasını ortaya koyan doktor raporundaki tespitler ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın katılanı yaraladığı sabit olduğu halde yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
b) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No:126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.