YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9812
KARAR NO : 2020/13304
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur …’ın hükümden sonra verdiği ve sanık hakkında kurulan hükmü temyiz ettiğini beyan ettiği 07.04.2016 tarihli dilekçesinde ayrıca şikayetten vazgeçtiğini bildirmesine göre, hükmü temyize hakkının olmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın yokluğunda kurulan hükmün, sanığın savunması alınırken bildirdiği adresten farklı bir adrese yapıldığı, tebliğatın bu nedenle usulsüz olduğu anlaşılarak sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun REDDİNE,
2) Sanık hakkında yaşamsal tehlike oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın, mağdur …’ı yaralama eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan otomobil ile gerçekleştirdiği, cezasında TCK’nin 6/1-f.4 maddesine göre arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanığın, mağduru yaşamsal tehlike ve kemik kırığı oluşmasına neden olacak şekilde kasten yaralama eyleminde, birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi nazara alınarak, TCK’nin 61. maddesine göre temel ceza belirlenirken TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA, 12.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.