Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9892 E. 2020/8059 K. 30.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9892
KARAR NO : 2020/8059
KARAR TARİHİ : 30.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Uyap sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, … ve … oğlu, … doğumlu, … T.C. Kimlik numaralı sanık …’in hüküm tarihinden sonra ve temyiz inceleme tarihinden önce 01.12.2019 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemesi tarafından araştırılarak kamu davasının TCK’nin 64/1. maddesi gereği düşürülüp düşürülmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
a) Şanlıurfa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 05/05/2016 tarihli raporunda, “Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilebilmesi için kişinin olaydan sonra ortaya çıktığını bildirdiği sağ kulakta işitme kaybının değerlendirilmesi gerektiğinden, kişinin bir üniversite KBB Bölümü’ne sevkinin sağlanarak yaptırılacak ayrıntılı muayene ve işitme testi ile şayet kişide işitme kaybı varsa bunun olayla illiyeti olup olmadığı hususunda aldırılacak raporun tarafımıza gönderilmesi” gerektiğinin bildirildiği, raporun bu haliyle duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflamasına veya işlevinin yitirilmesine neden olup olmadığı yönünden yetersiz olduğu anlaşılmakla, Şanlıurfa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporda belirtilen hususta rapor alınması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
c) İlk haksız hakaretin kim tarafından başlatıldığı hususunda şüpheye düşüldüğü gerekçesiyle sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, ilk haksız hareketin tespit edilememesi nedeniyle TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, sanık hakkında (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
ç) Sanığın katılanı hem kemik kırığına neden olacak hem de hayati tehlike geçirecek şekilde yaralaması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 87. maddesinde gösterilen nitelikli hallerden birden fazlasının ihlal edilmiş olması nedeniyle TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 30.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.