YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10082
KARAR NO : 2022/10291
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2020 tarih ve 2020/73 – 2020/514 sayılı kararı
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, silahlı terör örgütüne üye olma, kasten öldürmeye teşebbüs etme
Hüküm : 1-Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin;
a- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi,
b- TCK’nın 81/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 35/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi
2-Sanık müdafiinin ve katılan Hazine Maliye Bakanlığı vekilinin; TCK’nın 302/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
3-Sanık müdafiinin; TCK’nın 81/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 35/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık müdafii ve katılan vekili
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen karar hüküm niteliği taşımadığı için temyiz kabiliyeti bulunmamakla birlikte; bölge adliye mahkemesinin, katılan Hazine ve Maliye Bakanlığının sanığa atılı silahlı terör örgütüne üye olmak ve kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarının niteliği itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılmasına imkan bulunmadığından CMK’nın 279/1-b maddesi uyarınca verdiği istinaf başvurusunun reddine dair karar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz merciince de bu hususta bir karar verilmiş bulunduğundan temyiz incelemesine yer olmadığına, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2- Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna ilişkin yapmış olduğu temyiz isteminin; katılanın söz konusu suçun niteliği itibariyle doğrudan zarar görmediği ve bu suça yönelik davalar yönünden katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin bu dava yönünden temyiz isteminin CMK’nın 298/1 maddesi gereğinde REDDİNE,
3- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve kasten öldürmeye teşebbüs etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu yönünden;
Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli ve 2020/73-2020/514 sayılı kararında açıkça anlatıldığı üzere; sanığın Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD/YPG adına Tell Zkero bölgesinde bulunduğu, hakkında tutulan tutanakta Barış Pınarı Harekatında iki terör örgütü mensubu ile birlikte silahları ile teslim olduğu ve silahlarına Suriye Milli Ordusu tarafından el konulduğu belirtilmiş olsa da sanığın silahlı çatışmaya girdiğini tespit edebilecek hususların bulunmadığı, bu hali ile sanığın devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturabilecek vahim bir eylem içinde bulunduğunun şüphede kaldığı, ancak sanığın soruşturma aşamasındaki beyanları ve SMO güçleri tarafından yakalanmaları ve YPG silahlı terör örgütünün etkin konumda bulunduğu bölgede örgüt adına faaliyet yürüttüğü hususunun sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçu için yeterli olduğu dikkate alınarak sanığın silahlı terör örgütü ile organik bağ kurarak hiyerarşik yapıya dahil olduğuna dair süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerinin “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma” suçundan mahkumiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-) Kasten öldürmeye teşebbüs etme suçu yönünden;
Dosya kapsamına göre sanığın olay mahallinde meydana gelen çatışmalara katıldığına dair her türlü kuşkudan uzak delil bulunmaması karşısında, atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükümlerin CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.