YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13834
KARAR NO : 2023/77
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2943 E., 2019/78 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2017/428 Esas, 2018/417 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 inci maddesinin
yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2018/2943 Esas, 2019/78 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın çevresinde daha iyi eğitim veren bir kurum olmadığı için çocuklarını örgüte müzahir okula gönderdiği, faizsiz bankacılık işlemleri yaptığı için bank asyayı tercih ettiği, daha önce üye olduğu sendikanın haklarını yeterince savunmadığı için sendikasını değiştirdiği ancak bu hareketleri örgüte yardım kastı ile yapmadığı, sanığın örgüt üyeliği ve örgüte yardım kapsamında bir davranışının bulunmadığı ve bu nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, Bank … Genel Müdürlüğünün cevabi yazılarından da anlaşıldığı üzere sanığın 01.10.2014 tarihinde Bank …da 4.000 TL tutarında katılım hesabı açtırdığı, 26.03.2014 tarihinde 5.318,24 TL tutarında altın alımı yapıldığı, hesabının aktif olarak kullanıldığı, sanığın çocuklarının örgüte iltisaklı eğitim kurumuna gönderdiği, örgüte iltisaklı sendikaya bir dönem üyelik kaydının olduğu, örgüte iltisaklı … isimli derneğe üye olduğu sanığın savunmasında hiçbir örgüte üye olmadığını, faizsiz bankacılık olduğu için Bank …yı kullandığını, talimat ile hesap açtırmadığını, hesabına talimat ile para yatırmadığını, talimat ile hareket etmediğini, çocuklarını iyi bir eğitim alması için, yaşadıkları yerde başka bir özel okul olmaması sebebi ile söz konusu okula gönderdiğini, farklı bir sendika üyesi iken sendikasının pasif kalması üzerine sendikaya tepki olarak sendikasını değiştirdiğini, dernek üyeliğinin kağıt üzerinde olduğunu, kendi alanı ile ilgili olması sebebiyle üye olduğunu ancak faaliyetlerine katılmadığını, cemaat bilinciyle hareket etmediğini, cemaat toplantılarına, sohbetlerine katılmadığını, cemaat ile hiçbir bağının olmadığını beyan ettiği, sanığın örgüte iltisaklı kurum ve kuruluşlar ile ilişkisinin bulunduğu, örgütün eğitim kurumuna çocuklarını gönderdiği, örgütün sendikasına üye olduğu, örgüte iltisaklı derneğe üye olduğu, örgütün bankasında hesabının bulunduğu ve bu hesaplarda örgüt liderinin talimatı sonrasında artışların olduğu, sanığın örgüt kurumları ile kurduğu ilişki göz önünde bulundurulduğunda bu artışların tesadüfi olmayacağı,
sanığın savunmasının inandırıcı olmadığı, örgüt liderinin talimatının hemen akabinde devletin en üst makamlarınca vatandaşların uyarıldığı, örgüt kurumları ile ilişkilerini kesmelerinin tavsiye edildiği bir dönemde sanığın Bank …ya hesap açtırmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, sanığın eşinin de ByLock kullandığı gerekçesiyle mahkememizde yargılandığı ve ceza aldığı, sanığın örgüte yardım kapsamında örgüt talimatı ile hareket ettiği hususunda mahkememizde vicdani kanaat hasıl olduğu, söz konusu bu eylemler sanığın örgüt üyeliği için yeterli olmasa da; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bu husustaki kararları da göz önünde bulundurulduğunda Bank …da hesap açıp para yatırmanın ayrı bir suç oluşturmaması da dikkate alınarak sanığın eyleminin örgüte yardım kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla sanığın TCK’nın 314/2, 220/7 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın mahkemedeki tutumu ve davranışları göz önüne alınarak hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasına dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, mahkeme kabulünde yer alan ve dosya kapsamına yansıyan deliller itibariyle örgütün finansal kaynağı olarak kabul edilen Bank …daki hesap hareketlerinin incelenmesinden sanığın hesabına yapmış olduğu para yatırma ve katılım hesabı açma işlemlerinin örgüt liderinin çağrı dönemlerine denk gelmediği, bankanın TMSF’ye devrinden sonra da bankadaki bakiyesini devam ettirdiği, diğer talimat dönemleri ile uyumlu işlemlerinin de bulunmadığı dikkate alındığında, para yatırma işlemlerinin örgüt liderinin talimatı ile olmayıp, rutin olarak değerlendirildiği, sanığın sendika ve dernek üyeliği ile çocuklarını örgüte müzahir dershaneye gönderme eylemlerinin ise sanığın konum ve kişisel özellikleri de nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan ve örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğini gösteren faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek,
örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Gerekçeli karar başlığında suç adının ” silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” olarak yazılması gerekirken ”silahlı terör örgütüne üye olma” şeklinde yazılması,
2-Suç tarihinin, sanığın yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan “22.01.2015” yerine gerekçeli karar başlığında “19.07.2017” olarak gösterilmesi,
3-Sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan temel ceza tayin edilirken atıf maddesi olarak TCK’nın 314/3 üncü ve 220/7 nci maddelerinin gösterilmemesi nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2018/2943 Esas, 2019/78 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Amasya Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.