Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/2523 E. 2021/9058 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2523
KARAR NO : 2021/9058
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2019 tarih ve 2017/377 – 2019/70 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
05.08.2017 (…)
17.08.2017 (… ve …)
Hüküm : Sanıklar … ve … hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet,
Sanık … hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet,
Sanık … hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3, 5/1, TCK’nın 221/4, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık … ve sanıklar müdafileri

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I- Sanıklar … ve … hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların terör örgütüne üye olmak suçundan eylemine uyan TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde aynı Kanun maddelerine ek olarak TCK’nın 62/1. maddesinin de uygulanması ile neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de anılan uygulamanın sanık lehine olması ve bu hususta aleyhe temyiz bulunmaması gözetilerek CMK’nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen savunmasına ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişilere ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün yargılama giderleri ile ilgili olan kısmının tümüyle çıkarılarak yerine “Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …’ın sarfına sebebiyet verdiği, posta gideri 142,90 TL, tebligat 266,00 TL olmak üzere toplam 408,90 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Toplanan delillerin suçun sübuta erdiği hususunda vicdani kanaatin oluşması için yeterli olup, şüpheye yer bırakmamış olması karşısında; sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ancak;
1-Sanık … yönünden;
a-Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerde 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikin de
gözetilerek; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun şekilde alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b- İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen savunmasına ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişilere ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2-Sanık … yönünden;
a-Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı anlaşılan sanığın mahkeme kabulüne göre yakalandıktan sonra kendi bilgisi ölçüsünde örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili yeterli bilgi verdiği ve aşamalarda pişmanlığını dile getirdiği nazara alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun makul oranda bir indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,
b- İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen savunmasına ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişilere ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine ve mevcut delil durumuna nazaran sanık …’ın tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.